DAO Nedir?

Kripto para birimlerinin en önemli özellikleri herhangi bir merkeze bağlı olmalarıdır. Bu sayede bir devlet ya da banka gibi bir kuruluşa bağlı olmaktan kurtulmuş oluyorlar. Bunun yerine kripto paralar ağdaki her bilgisayarın sağladığı devamlılığını ve güvenliğini bir blok zinciri üzerinden işlemlerini görüyorlar. Bu sayede normal para birimleriyle ulaşılamayacak bir güvenlik seviyesine ulaşabiliyorlar. Bu fikirden yola çıkarak, bir grup geliştirici 2016 yılında herhangi bir merkeze bağlı olmayan bir otonom organizasyonu olarak DAO (Decentralized Autonomous Organization-Merkezi Olmayan Özerk Organizasyon) fikrini ortaya attılar.

DAO, bir merkezi ve alışılmış şekilde bir yönetim kadrosu olmayan açık kaynak koduna dayalı bir yatırım fonu olarak ortaya çıktı. Ethereum ağına bağlı olan DAO aynı zamanda hiç bir ülkenin de himayesinde bulunmamaktadır.

Geliştiriciler karar verme yetkisini otonom bir sisteme vererek olası insan kaynaklı hataların önüne geçmeyi hedeflemektedirler. Ether’le desteklenen DAO, yatırımcıların Dünya’nın her yerinden anonim olarak para göndermelerini mümkün kılmayı amaçlamaktadır. Ardından da gönderdikleri para miktarına orantılı olarak da bu yatırımcıların gelecekteki projelere oy vermelerini sağlayan koinler veriliyor.

Nisan 2016’da çıkan DAO kısa zamanda ününün artmasıyla 150 milyon dolarlık destek aldı. Bu o zamana kadarki en büyük kitle fonlama etkinliğiydi.
İlk çıktığında dönemde piyasadaki Ether’lerin büyük bir oranı DAO sistemi içerisinde bulunuyordu. Aynı zamanlarda, DAO’daki olası güvenlik açıklarının üzerine yazılmış bir makale yayınlandı. Bu da yatırımcıları güvenlikle ilgili şüpheye düşürdü.
Daha sonrasında bazı hackerlar bu açıklara saldırı düzenlediler ve 3.6 milyon Ether’e erişim sağladılar. Bu o dönemki değeriyle 50 milyon Dolar’lık bir zarara yol açtı ve elbetteki bu gelişmeler bazı yatırımcıların DAO’ya olan inançlarını kaybetmesine neden oldu.
Şu anda ise DAO’nun geleceği ile ilgili bir belirsizlik hakim. İlk günlerine dönme ihtimali düşük olsa da ilgi hala tamamen bitmiş değil. Güvenlik ve yasallık konularındaki bazı belirsizliklere rağmen bazı analistler gelecekte bu gibi organizasyonların geleneksel yapıların yerine geçebileceği inancını sürdürüyor.

Bir Cevap Yazın